• BIST 119.316
  • Altın 400,645
  • Dolar 6,8587
  • Euro 7,7754
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 32 °C

Aşkın tarihi "gözyaşı şişeleri"nde saklı

Aşkın tarihi "gözyaşı şişeleri"nde saklı
Tarihi, milattan önce 400 yılına kadar dayandığı belirtilen, kadınların askere giden ya da hayatını kaybeden eşleri için akıttıkları gözyaşlarını sakladıkları şişeler, hem tarihe hem de hem de aşkın geçmişine ışık tutuyor.

Kayseri Arkeoloji Müzesi'nde bulunan ve milattan önce 4. yüzyıla kadar dayandığı belirtilen gözyaşı şişeleri, 14 Şubat Sevgililer Günü öncesi ilgi çekiyor. Farklı dönemlerde kadınların sevgilerini ve aşklarını anlatmada kullandıkları gözyaşı şişelerine akıtılan gözyaşları, aşkın geçmişte nasıl yaşandığına dair ipuçları da veriyor.

Erciyes Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilay Çorağan, yaptığı açıklamada, gözyaşı şişelerinin hikayesinin antik döneme kadar uzandığını söyledi.

Gözyaşı şişeleriyle "Unguentarium" adı verilen objelerin, aynı kap formuna sahip olduğu için birbiriyle özdeşleştiğini belirten Çorağan, bu objelerin Roma dönemi sonu ve Bizans dönemine kadarki süreçte insanoğlunun hayatında önemli yere sahip olduğunu ifade etti.

Unguentariumların camdan ve seramiklerden üretildiğine dikkati çeken Çorağan, yağ, parfüm, krem ve farklı sıvıların da bu şişelerde saklandığını dile getirdi.

GÖZYAŞININ ÇOKLUĞU SEVGİNİN BÜYÜKLÜĞÜNÜ GÖSTERİYOR

Gözyaşı şişelerinin kap, tüp, şamdan ve makara biçimi olmak üzere birçok çeşidinin olduğunu belirten Çorağan, şunları kaydetti:

"Sevgiyle ilintisi nedir diyecek olursak, antik dönemde bu şişelerin içerisine, ölenlerin arkasından ölüye saygı ve üzüntülerini belirtmek amacıyla insanların, göz yaşlarını biriktirdiği, ardından mezarlara konulduğu da biliniyor. Özellikle kap, tüp, şamdan ve makara biçimi olmak üzere çeşitleri var. İran'da kadınların, oğulları ya da eşleri savaşa gittiklerinde gözyaşlarını bu şişelere dökerek biriktirdikleri rivayet edilir. Yine Avrupa'da tıpalı gözyaşı şişelerinin geliştirildiği bilinmekte. Aynı şekilde kadınların eşlerinin arkasından, ölenlerin arkasından gözyaşlarını bu şişelere biriktirip tıpayla kapattıklarını biliyoruz. Bu tıpa aslında gözyaşının buharlaşıp yok olmasını da engelliyor. Buharlaşıp yok olduğu andan yas bitiyor. Bir anlamda yası içerisinde saklamak kederi, üzüntüyü, içinde saklamak anlamına da geliyor."

Sevgililer Günü'nün yarın kutlanacağını dile getiren Çorağan, "Amerika'da 1860'lı yıllarda Eyaletler Arası Savaş döneminde kadınların savaşa giden eşlerinin ardından gözyaşlarını bu şişelere biriktirdikleri söylenmekte. Ne kadar çok gözyaşı biriktirirse, sevgisinin büyüklüğünü de o kadar kanıtlanıyor." ifadelerini kullandı.

Çorağan, şişelerde yer alan gözyaşlarının bir vefa örneği olduğunu sözlerine ekledi.

İzmir'den müzeyi ziyaret için gelen Merve Naz Akan ise aşkın tanımının zamana göre değiştiğini, o dönemde şişelere akıtılan gözyaşlarının güzel bir davranış olduğunu söyledi.

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 236 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Lider Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.