• BIST 101.849
  • Altın 259,135
  • Dolar 5,6360
  • Euro 6,3235
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 25 °C

Safra kesesi hastalıkları nelerdir? Hastalığın belirtilerinde ne gibi şikayetler mevcut?

Safra kesesi hastalıkları nelerdir? Hastalığın belirtilerinde ne gibi şikayetler mevcut?
Karaciğerin altında bulunan küçük kesecikler safra kesesi olarak adlandırılır. Görevi; karaciğerde üretilen safrayı biriktirmek ve yemek yedikten sonra kasılarak safrayı ince bağırsağa boşaltmaktır. Safra kesesi hastalıkları ihmale gelmeyecek türdendir. H

Safra kesesi karaciğerin altında bulunan küçük keseciklerdir. Yenilen yemeklerin kasılarak safrayı ince bağırsağa boşaltması temel görevlerindedir. Beslenme alışkanlıkları ile ilgili olan safra kesesinde rahatsızlık olduğu zaman taşlar oluşur. Bu taşların safra kanallarını tıkama gibi bir durumu vardır. Safradaki taşlar her ne kadar küçük de olsalar tehlikeli boyutta olabilirler. Buna göre; safra kesesi hastalıkları nelerdir? Hastalığın belirtileri neler? İşte detaylar..

Safra kesesini etkileyen birçok durum ve hastalık vardır. bunlardan bazılarını aşağıda açıklamaya çalışacağız.

Safra Kesesi Taşı

Safra taşları, safranın içerindeki maddelerin (örneğin kolesterol, safra tuzları ve kalsiyum) ya da kanın içerisindeki maddelerin (örneğin bilirubin) taşımsı sert yapılar oluşturmasıyla meydana gelir. Safra kesesi içeriğini tamamen boşaltamadığında safra taşı riski olasılığı büyür. Bu taşlar safra kesesine gelen kanalları ya da safra kesesinden onikiparmak bağırsağına açılan safra yollarını tıkayabilir. Bir safra taşı bir kum tanesi kadar küçük olabileceği gibi, bir pinpon topu kadar büyük de olabilir.

Aşağıdaki durumlarda bulunan, hastalıklara sahip olan kişilerin safra taşı oluşturma riski daha yüksektir:

Kolesistit, en yaygın safra kesesi hastalığıdır. Bu hastalık, safra kesesinin akut ya da kronik enflamasyonu şeklinde kendini gösterir.

Akut kolesistite genellikle safra taşları neden olur. Ne ki bazen tümörler ve çeşitli başka hastalıklar da akut kolesistite yol açabilir.

Bu durumun ilk belirtisi karnın sağ üst kısmında ağrıdır. Ağrı, hasta bir şeyler yedikten sonra ortaya çıkar ve şiddetli bir sancı ya da sağ omuza kadar yayılan hafif bir ağrı şeklinde kendisini gösterir. Akut kolesistit aşağıdaki belirtilere yol açabilir:

Birkaç akut kolesistit atağından sonra safra kesesi küçülebilir, safrayı muhafaza etme ve salma kabiliyetini yitirebilir. Bu durumda karın ağrısı, mide bulantısı ve kusma belirtileri meydana gelir. Kronik kolesistit tedavisinde genellikle cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyulur.

Safra taşları safra kesesinin boyun kısmında ya da safra kanallarıysa sıkışabilir. Safra kesesi bu şekilde tıkandığı zaman safrayı boşaltamaz. Bu safra kesesinin iltihaplanıp şişmesine neden olur. Safra kanallarının tıkanması, safranın karaciğerden ince bağırsağa ulaşmasına engel olur.

Koledokolitiazis aşağıdakilere neden olabilir:

Akalküloz kolesistit, safra kesesinin safra taşlarına bağlı olmayan iltihabıdır. Kronik ya da ciddi bir hastalığın bu durumu tetikleyebildiği bilinmektedir.

Belirtiler akut kolesist belirtilerine benzer. Bu durumun gelişme riskini arttıran faktörler şunlardır:

Biliyer diskinezi safra kesesinin fonksiyonu bozulduğunda gelişen bir durumdur. Diskinezi kelimesi "anormal hareket" anlamına gelir. Safra kesesinin normal işlevlerini yerine getirememesi ve safrayı boşaltamaması demektir. Bu durumun nedeni safra kesesindeki iltihaplanma olabilir.

Belirtiler arasında, yemek yedikten sonra karnın üst kısmında ağrı, mide bulantısı, şişkinlik ve hazımsızlık sayılabilir. Yağ açısından zengin bir öğünden sonra ağrılar artabilir. Biliyer diskinezide safra kesesinde genellikle safra taşı olmaz.

Bu durum hepatobiliyer tarama ya da HIDA taraması yoluyla teşhis edilebilir. Bu tarama genel olarak safra kanallarını, safra kesesi fonksiyonlarını değerlendiren bir taramadır. Safra kesesinin, içeriğinin ancak %35'ini boşaltabilmesi, biliyer diskinezi tanısı için ölçüttür.

Safra kanalları sistemindeki enflamasyon, skar dokuların gelişmesine, yani dokuların yaralaşıp sertleşmesine neden olabilir. Bu duruma sklerozan kolanjit denir. Bu durumun nedeni tam olarak bilinmemektedir.

Bu durumda bulunana hastaların neredeyse yarısı hiçbir belirti göstermez. Diğerlerinde aşağıdaki belirtiler görülür:

Bu hastalığa sahip insanların yaklaşık % 60-80'inde ülseratif kolit de vardır. Sklerozan kolanjit, karaciğer kanseri riskini arttıran bir durumdur. Bu durumun bilinen tek tedavisi karaciğer naklidir.

Bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar ve safra inceltici ilaçlar belirtilerin kontrol altına alınmasında yardımcı olur.

Safra kesesindeki taşlar önemsenmediğinde; akut kolesistit adı verilen safra kesesinin iltihaplanması, ana safra kanalının tıkanmasına bağlı sarılık, kolanjit adı verilen ana safra kanalının iltihaplanması, pankreas kanalının tıkanmasına bağlı pankreatit, ince bağırsak tıkanıklıkları hatta taşların safra kesesi duvarında uzun yıllar yarattığı iltihaplanmalar sonucu safra kesesi kanserine bile neden olabilmektedir. Safra kesesindeki küçük boyutlu taşlar safra kanalını tıkayabileceği için büyük taşlara oranla daha ciddi sorunlara zemin hazırlayabilmektedir.

Özellikle aşırı yağlı, kızartma türü ve hamur işi beslenme alışkanlığı safra kesesi taşı oluşumuna sebep olabilmektedir. Yüksek kolesterol de safra kesesi taşı oluşumuna zemin hazırlamaktadır. Safranın içerisinde kolesterol, kolesterol tuzları ve su oranındaki bozulma safra kesesinde taş oluşumuna yol açabilmektedir. Hasta su tüketimini azaltırsa, kolesterolü yükselirse bu oran bozulur ve buna bağlı olarak da taş oluşumu başlar. Bu nedenle dengeli beslenme çok önemlidir.

Safra kesesi taşı olan hasta eğer mide ağrısı, gaz sancısı, hazımsızlık, şişkinlik, kilo kaybı gibi şikayetlerden biri ya da birkaçını yaşıyorsa tedavi cerrahidir. Cerrahi yöntem uygulanabilmesi için taşın hastayı rahatsız etmesi, yaşam kalitesini düşürmesi gerekmektedir. Kapalı yöntemle gerçekleştirilen cerrahinin ardından hasta genellikle 1 gün hastanede kalarak taburcu edilmektedir. Günlük yaşamına ve işine ise 1 haftada dönebilmektedir. Karaciğer safra üreteceği için safra kesesinin alınması hastada her hangi bir eksikliği neden olmamaktadır. Bazen hastalarda cerrahi işlem sonrası hazımsızlık şikayetleri olabilmekle birlikte bu durum ilaç tedavisiyle düzelmektedir. Safra kesesi alınan hastalara ameliyat sonrası özel bir diyet verilmez, beslenme konusunda hastaya herhangi bir kısıtlama getirilmemektedir.

Yatalak ya da yaşlı hastalarda safra kesesinde iltihap varsa ameliyat hastanın hayatını tehdit edebilir. Bu durumda kolesistostomi adı verilen yöntemle ciltten girerek hastanın safra kesesine bir katital yerleştirilir. Safra kesesinden safra boşaltılıp iltihaplanma ortadan kaldırılır. Genel durumu bozuk olan, ameliyatı kaldıramayacak olan, genelde yaşlı hastalarda bu yöntem uygulanmaktadır.

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 82 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Lider Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.